Zeyneb bint Ali konusu bugün büyük önem taşıyor ve toplumun çeşitli kesimlerinde geniş bir tartışmaya yol açtı. Etkisini analiz etmek ve sonuçlarını derinlemesine incelemek için küresel düzeyde kökeni, gelişimi ve sonuçları gibi hususları ele almak önemlidir. Bu makalede, bu çok alakalı konuya geniş ve eksiksiz bir genel bakış sağlamak amacıyla Zeyneb bint Ali ayrıntılı ve objektif bir şekilde ele alınacaktır. Farklı bilgi kaynaklarının kapsamlı bir analizi ve incelenmesi yoluyla amaç, okuyucunun Zeyneb bint Ali ile ilgili önemi ve karmaşıklıkları tam olarak anlamasını sağlayan eleştirel ve sağlam temellere dayanan bir vizyon sunmaktır.
Zeyneb bint Ali الـسَّـيّـدة زَيـنـب بـنـت عـلي | |
---|---|
![]() | |
Doğum | h. 5, 5 Cemaziyelevvel Medine,Hicaz |
Ölüm | h. 62, 15 Recep Şam, Emevî Devleti |
Defin yeri | Seyyide Zeyneb Camii, Şam, ![]() |
Çocuk(lar) | Abdullah, Muhammed, Abbas, Avn, Ümmü Külsüm |
Ebeveyn(ler) | Muhammed (Dede) Ali (baba), Fatıma (Anne) |
Akraba(lar) | Hasan Bin Ali Hüseyin |
Aile | Ehli Beyt |
Makale serilerinden |
![]() |
Zeyneb bint Ali (Arapça: الـسَّـيّـدة زَيـنـب بـنـت عـلي), Muhammed'in ilk kız torunu. Ali ve Fatıma'nın kızıdır. Hicret'in beşinci veya altıncı yılında Medine'de dünyaya gelmiştir.
Künyeleri olarak da Ümmü Gülsüm ve Ümmü'l Mesaib'i zikretmişlerdir.[1]
Zeynep hicretin beş veya altıncı yılında Cemaziyelahir ayının beşinde Medine'de gözlerini dünyaya açtı.[2] Zeynep hicretin altmış üçüncü yılında Recep ayının birinde eşi Abdullah b. Cafer ile Şam'a yaptığı bir yolculukta ölmüş ve orada da defnedilmiştir. Bazıları Medine veya Mısır'da defnedildiğini söylemiştir.[3]
Zeynep, Hüseyin'in naaşının yanında, Medine'ye doğru dönerek durmuş ve kalpleri parçalayan ağıtlar yakmıştır. Yezid, sarayında görülmemiş büyüklükte bir toplantı yaptı ve ülkenin en önemli askeri ve siyasi adamlarını davet etti.[4] Bir anda Zeyneb meclisin köşesinden kalkarak Yezid'in sözünü kesti ve açık bir tonla bir konuşma yaptı. Yezid, kendi adamlarına esirlere ne yapması gerektiğini danıştı. Bazıları onlara da (Hüseyin ve adamlarına yaptıkları gibi) aynı şekilde davranması gerektiğini söyledi, ancak Numan bin Beşir, ona esirlere yumuşak davranma tavsiyesinde bulundu.[5]
Yezid, esirlere birkaç gün Şam'da ölülerine ağıt yakmalarına izin verdi. Sonunda, peygamberin ev halkı olan esirler, saygı ve hürmetle Medine'ye döndüler.[6]