Günümüz dünyasında Huguenotlar büyük önem kazanan ve toplum üzerinde önemli bir etki yaratan bir konudur. Zamanın geçmesiyle birlikte, Huguenotlar çeşitli alanlarda daha büyük bir önem kazanmış, alaka düzeyi ve sonuçları etrafında tartışmalar, tartışmalar ve analizler yaratılmıştır. Bu nedenle Huguenotlar'in incelenmesi ve anlaşılması çok önemlidir, çünkü onun anlayışı ve analizi, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için aşkındır. Bu makalede, Huguenotlar ile ilgili farklı boyutları ve yönleri inceleyerek, bu konuya ve bunun günümüz toplumundaki etkilerine kapsamlı bir bakış açısı sunacağız.
Huguenot, 1560'lardan başlayarak Fransa'da örgütlenen Protestan Kalvenist cemaati.[1][1]
Hugenot sözcüğünün etimolojik kökeni tam olarak belli olmamakla birlikte, Eidgenosse'den[2] (Almanca: yoldaş, anddaş) veya bunun Fransızca karşılığı olan aignos'tan geldiği kabul edilmektedir.
Calvin öğretisine yakınlıkları ve azizlere "tapınma" başta olmak üzere çeşitli Katolik uygulamalarını reddetmeleriyle tanınırlar, aynı zamanda ölüm cezasını da kabul etmezlerdi. Fransa'da Bartholomeus Gecesi ve Protestanlara karşı yürütülen takip kampanyası sonucunda baskı altında bulunan Huguenotlar, Otuz Yıl Savaşları'nda çok önemli rol oynarlar. Hatta bu nedenle Otuz Yıl Savaşları'na, Hugenot Savaşları da denir. Özellikle Kardinal Richelieu'nün baskısı ile Fransa'da kalmaları imkânsızlaşan bu cemaate Almanya kapılarını açar ve burada Hessen ve Bavyera dükalıklarında yerleşerek kendi cemaatlerini sürdürürler.
Yavaş yavaş asimile olmalarına ve ayin dilini giderek Almancaya çevirmelerine rağmen, kendilerine Alman derebeyleri tarafından tanınan imtiyazlar uzun süre devam eder ve hatta rahiplerini İsviçre'nin Fransızca konuşan kesimlerinden getirirler.
Nazi rejimi sırasında resmen genel bir kilise çatısı altında entegre edilmeye çalışıldılarsa da, bugün hala daha adında "Fransız Reform Kilisesi" ibaresi bulunan dört cemaat bulunmaktadır Almanya'da. Biri Frankfurt'ta yer alan bu kiliseler, işte Hugenot kiliseleridir.