Herkül'ün On İki İşi

Bugün, Herkül'ün On İki İşi toplumda büyük önem taşıyan ve ilgi duyulan bir konudur. Teknolojinin ilerlemesi ve küreselleşmeyle birlikte Herkül'ün On İki İşi siyasetten popüler kültüre kadar farklı alanlarda tartışma konusu haline geldi. Bu olgu, sonuçları ve sonuçları konusunda çelişkili görüşlere ve tartışmalara yol açtı. Bu yazıda Herkül'ün On İki İşi ile ilgili farklı bakış açıları ve yaklaşımları ve bunun insanların günlük yaşamları üzerindeki etkisini inceleyeceğiz. Ayrıca Herkül'ün On İki İşi'in şu anda oynadığı rolü ve gelecekteki olası gelişimini analiz edeceğiz.

Herakles'in on iki görevini gösteren Roma kabartması

Herkül'ün ya da Herakles'in On iki İşi (Grekçeοἱ Ἡρακλέους ἆθλοι, hoi Hērakleous athloi),[1][2] Antik Yunan’ın en büyük kahramanı sayılan Herakles’in (Roma dönemindeki ismiyle Herkül'ün) üstesinden geldiği bir dizi zorlu görev veya iştir. Herakles, bir kefaret bedeli ödeme adına Mikenai kralı Eurystheus’un hizmetine girmek zorunda kalmış ve söz konusu on iki işi, Kralın buyrukları üzerine yapmıştır. Kral Eurystheus'un peş peşe verdiği görevler, Herakles’i o güne dek hiçbir insanın karşılaşmadığı tehlikelerle yüz yüze getirmiştir.

Öncesi

Zeus’un oğlu Herakles’in adıyla özdeşleşen 12 zorlu işi (veya görevi) ve nedenlerini anlamak için soyunun anne tarafını, doğumunu ve yaşam çizgisini belirleyen olayları bilmek gerekir.

Herakles'in doğumu

Alcmene'nin Herkül'ü ve ikizini doğurmasını, Hera'nın doğumu geciktirmek için doğum tanrıçasına rüşvet verişini gösteren 17. yy. gravürü

Herakles'in babası Zeus; annesi ise kahraman Perseus’un soyundan gelen bir ölümlü kadın olan Alkmene'dir. İlgi duyduğu ölümlü kadınların karşısına değişik kılıklarda (Europa’ya bir boğa, Perseus’un annesi Danae’ye altın yağmuru, Leda’ya kuğu, İo’ya bulut biçiminde) çıkan Zeus, Alkmene'nin karşısına, kocası Amphitryon savaş nedeniyle evinden uzaktayken, kocasının kimliğinde çıkmıştı. Zeus, Alkmene ile geçirdiği gecenin üç gece uzunluğunda sürmesini sağlamak için güneş tanrı Helios’a buyruk göndermişti. Alkmene’yi gerçek kocası olduğuna inandırmak için de savaştan yeni dönmüş gibi başından geçen olayları anlatarak süslemişti o gecenin uzun saatlerini. Gerçek Amphitryon evine dönüp, aynı sahneler aynı konuşmalarla tekrarlanınca karı koca bu işte tanrısal bir gücün rol oynadığını anlamışlardı.

Alkmene, bu ilişkiden hamile kaldı ve Zeus’un evlilik dışı ilişkilerinden bıkan eşi Hera, kıskançlık ve öç duyguları içinde bazı güçlerini Alkmene’nin doğuracağı bebeğin geleceğini karartmak için kullandı. Doğacak bebeğin Perseus soyunun tahtına oturacağını ve Zeus’un şimdiden bununla övündüğünü biliyordu. Fakat taht için bir aday daha vardı. Alkmene’nin amcası Sthenelos’un karısı da hamileydi. Hera, kurnaz bir oyun oynadı. Hera, Perseus’un soyunda doğacak ilk erkek çocuğun kral adayı olacağı üzerine söz aldı Zeus’tan ve bir yeminle de pekiştirdi bu sözü. Bu adayın Alkmene’nin bebeği olacağından emin olan Zeus yemin etmekten çekinmemişti. Hera, hemen doğum tanrıçası Eilithyia’yı güdümüne alarak iki doğumdan brini çabuklaştırıp diğerini geciktirdi; Herakles’in daha geç doğmasını, bir gün erken doğan diğer bebek Eurystheus’un kraliyet zincirinde üstün olmasını sağladı. Hera’nın bu oyunu sonucunda büyüyünce Mikenai kralı olacak olan Eurystheus, konumuna dayanarak Herakles’e baskın çıkmak adına ona sıkıntılı günler geçirtecek, Hera da yaptıklarıyla yetinmeyerek Zeus’un ihanetinin öcünü almak için Herakles’in yaşamını karartmaktan çekinmeyecekti.

Hera'nın sütünü emmesi

Herkül'ün Hera'yı emmesi ve Samanyolu'nun doğuşunu gösteren tablo, Rubens, 1636-1637

Herakles dünyaya yalnız gelmedi: bir de üvey ikizi vardı: İphikles. Onun babası Amphitryon’du. Zeus’un hışmından çekinen Amphitryon Herakles'i dışlamamış, hatta ona kendi babasının ismi olan Alkaios’un adını vermişti. Bir anlatıma göre Herakles adı daha sonra verilmişti. Bu işte Hermes de rol oynamıştı. Zeus’un haberciliğini yapan Hermes, onun emri üzerine bebeği Olympos’a götürmüş ve Zeus bebeği, uyumakta olan Hera’nın göğsüne bırakmıştı. Zeus’un amacı hem Hera’nın öfkesini yatıştırmak hem de bebeğe kahramanlık yolunu açacak gücü aşılamaktı. Hera, olanca gücüyle süt emerken canını yakan, tanımadığı bu gürbüz bebeği iterek zorla göğsünden uzaklaştırmış, fakat bebeğin emdiği süt kendisine insanüstü güçleri sağlayacak göksel besini almasına yetmişti. Bundan ötürü "Hera’nın Görkemi" anlamına gelen Herakles adını uygun görmüşlerdi bebeğe (Yun. Kleos: Görkem).[note 1]

Büyümesi

Yılanı eliyle boğan bir çocuk olarak Herakles (mermer, MS 2. yüzyıl)

Bu olayla öfkesi daha da artan Hera, daha yaşlarını doldurmamış ikilerin odalarına onlar uyurken zehirli iki yılan gönderdi. Gök renkli pullarla bezeli iki yılanın hedefi Herakles’ti. İphikles korkup ağlamaya başlarken Herakles yılanları iki eliyle sıkıp boğdu, sonra da oyuncak gibi oynadı onlarla. Bu görünüme tanık olan Amphitryon, bebeklerden hangisinin kendi oğlu olduğunu daha iyi anladı ve Zeus'un oğlu Herakles’i tanrısal bir emanet gibi el üstünde tuttu; Zeus’un gazabını üzerine çekmemek için elinden gelen özeni gösterdi ona. Eğitmenler tuttu ve her soylu gencin alması gereken eğitimi almasını sağladı. Herakles, devrin geleneğine göre lir çalmasını da öğrendi, silah kullanmayı ve çobanlık yapmayı da. İyiyi kötüden ayırma sınavını da geçti. Kırsalda, bir kavşakta karşısına çıkan ve kendisini hoş ve rahat bir yaşama götürecek yol ile çetin, fakat zaferlerle dolu onurlu bir yaşama ulaştıracak yol arasında seçim yapmasını isteyen simgesel iki dişil varlıktan ikincisinin gösterdiği yolu seçti. Thebai kentini, kenti haraca bağlayan düşmanlardan kurtarması üzerine, kral Kreon onu kızı Megara ile evlendirdi. Bu evlilikten üç oğlu oldu. Fakat Hera’nın gazabı peşini bırakmıyordu. Onun neden olduğu delilik bunalımı sonucu, kbeid çocuklarını düşman gibi görerek onları öldürdü.

Eurystheus’un hizmetine girmesi

Herakles yaptığının ayırdına vardığında günahından arınmak ve yaşamının geri kalan yıllarında izleyeceği yolu danışmak için Delphoi’deki bilicilere başvurdu. Biliciler Apollon’un rahipleri idi, ama Hera’nın sözünden çıkamazlardı. Onun buyruğu üzerine Herakles’e kuzeni Eurystheus’a gitmesini, onun emrine girmesini, o ne derse yapması gerektiğini, yaşamındaki günahlardan arınarak doğru yolu ancak ondan sonra bulabileceğini, belki de kendisine ölümsüzlük yolunun açılacağını söylediler. Çaresiz, Herakles kuzeninin sarayına doğru yola çıktı. Yanında bir can yoldaşı vardı. Üvey kardeşi İphikles’in oğlu İolaos. Kullandıkları tek atlı savaş arabasını o sürüyordu. Mikenai krallığının Tiryns kentine varıp Eurystheus’un karşısına çıktığında Herakles kendisinden bir gün önce doğmakla elde ettiği krallık tahtında oturan kuzeninin buyuracağı 12 zorlu görevle baş etmek zorunda kalacaktı. Gerçi Herakles Zeus’un oğluydu, ama yeryüzünde insanların kuralları geçerliydi ve bunların arasında bir krala boyun eğmek de vardı.          

Eurystheus, Herakles’i o güne dek hiçbir insanın karşılaşmadığı tehlikelerle yüz yüze getirecek işleri peş peşe buyururken Hera’nın güdümünde idi. Homeros’tan başlayarak birçok yazar ve ozanın farklı kurgularla süsleyerek anlattıkları söz konusu zorlu görevlerin (veya işlerin) sayısı çoğu kaynakta 12'dir. Ancak kabul gören söylenceye göre Eurystheus, buyurduğu işlerden ikisinde Herakles’in yardım aldığı gerekçesiyle bunları geçersiz sayarak onların yerine iki iş daha buyurdu, böylece öngörülen görev sayısı 10 iken Herakles’e 12 görev yüklenmiş oldu.

Görevler

1. Neme Aslanını öldürmek

Eurystheus’un buyurduğu ilk görev, dehşet saçtığı Nemea yöresinin adıyla anılan korkunç bir aslanı öldürmek ve derisini yüzmekti. Herakles, kas gücünü kullanarak aslanı öldürmeyi başardı ve derisini yüzüp pelerin yaptı.

2. Lerna’nın Bataklık Canavarı Hydra’yı öldürmek

Herakles'in ikinci görevi, Lerna kentinin yakınlarındaki bataklığı mesken tutan, köpeğe benzer gövdeli ve yılansı dokuz başlı bir yaratık olan canavar Hydra'yı öldürmekti. Herakles'in kılıcıyla kestiği her başın yerine yenisi çıktığından, canavarın ortadaki ölümsüz başına ulaşmak mümkün olmuyordu; üstelik Hera'nın görevlendirdiği bir yengeç, dikkatini dağıtıyordu. Herkül, bu zor görevi yeğeni İolaos'un yardımıyla başardı.

3. Keryneia Geyiği’ni Getirmek

Herakles’e verilen üçüncü görev, Keryneia Tepesi’nde otlayan, Tanrıça Artemis'in bile yakalayamadığı, çok hızlı koşan, zararsız bir dişi geyiği yakalayıp canlı olarak krala getirmekti. Herakles, bir yıl yonunca iz sürdükten sonra geyiği yakalamayı başardı. Ancak dönüş yolunda Artemis karşısına çıkıp onu azarlayınca ona geyiği incitmeden geri getireceğine söz verdi. Geyiği krala teslim eder gibi davranıp, elini sürmesine bile izin vermeden serbest bıraktı; böylece hem Krala, hem Artemis'e verdiği sözü tuttu.

4. Erymanthos yaban domuzunu getirmek

Dördüncü görev, yine bir hayvanı canlı olarak yakalamaktı ama geyik gibi masum bir hayvan değildi bu; Erymanthos Dağı’nın eteklerindeki köyleri ve tarlaları talan eden azman bir yaban domuzuydu. Herakles, aban domuzunu sopasıyla dürte dürte kar dolu bir çukurda kıstırdı; ayaklarını bağlayıp sırtında taşıyarak Eurystheus’un karşısına çıkardı.

5. Kral Augeias'ın ahırlarını temizlemek

Beşinci görev Herakles gibi bir kahramana yakışmadığı gibi, onu aşağılayan bir amaca yönelikti: Elis kralı Augeias’ın ahırlarında birikmiş sığır dışkılarını temizlemek, hem de bir günde. Herakles, Alpheus ve Peneus derelerinin yatağını değiştirip ahırların yan duvarlarında yeğeni İaolos'un yardımıyla açtığı büyük gediklere yönlendirdi. Böylece bir günde ahırları temizlemeyi başladı. Ancak Eurystheus, İolaos'tan ve nehir tanrılarından yardım aldığı gerekçesiyle bu görevi geçersiz saymıştır.

6. Stymphalos kuşlarını yok etmek

Adını aldıkları Stymphalia Gölü etrafında yaşayan ve etrafa ciddi boyutta zarar veren Stymphalos kuşlarını bölgeden uzaklaştırmak Herakles'in altıncı görevidir. Athena'nın verdiği tunçtan yapılma bir çift zil (veya bir çıngırak) kuşları korkutup havalandıran Herakles, ok ve taş fırlatarak bir çoğunu öldürdü, geride kalanlar da uçup gitti. Göl civarında hiç kuş kalmadı.[3]

7. Girit Boğası'nı getirmek

Yedinci görev, Girit adasında yar insan yarı boğa bir yaratık ola Minotauros'un babası olan beyaz boğayı Mikenai’ye getirmekti. Girit boğası denilen boğa, sürüldüğü kırsal alanda giderek azgınlaşmış, adaya zarar vermeye başlamıştı. Herakles, boynuzlarından yere çalarak boğayı yakalamayı ve gemiye koyup Mikenai’ye getirmeyi başardı. Eurystheus boğayı Hera’ya kurban olarak sunmak istediyse de Hera bu kurbanı kabul etmedi.

8. Diomedes’in kısraklarını getirmek

Herakles'in sekizinci görevinin konusu, Trakya kralı Diomedes’in insan etine alıştırdığı dört vahşi kısraktı. Yanına atçılıktan anlayan Abderos adlı bir arkadaşını da alıp gemiyle Trakya'ya giden Heracles, atları zincirlerle birbirlerine bağlayıp gemiye doğru sürdüğü sırada peşine düşen Diomedes ve askerleri ile savaşmak zorunda kaldı. Bu sırada atlar, arkadaşı Abderos'u yedi. Herakles, yaptıkları döüş sonucu can çekişen Diomedes’i de atların önüne attı ve karınları doyunca sakinleşen atları önüne katıp getirdi.

9. Hippolyte’nin kemerini getirmek

10. Geryoneus’un Sığırlarını Getirmek

11. Hesperides’in Altın Elmalar’ını Getirmek

12. Ölüler Diyarı’nın Bekçisi Kerberos’u Getirmek

Notlar

  1. ^ Hera’nın bebeği göğsünden ittiği sırada sıçrayan süt damlaları Yunada Galaksias kyklos’dan (sütsü çember) Batı dillerine geçerek ‘Sütsü Yol’ (Lat. Via lactea; Fr.Voie lactée; İng. Milky way) diye anılan yıldız kümesinin (galaksisinin) söylencesel kaynağı oldu. Türkçe'de ‘Samanyolu’ denmektedir.

Kaynakça

  1. ^ (Sözde-)Apollodorus (1921). "2.4.12". The Library (Yunanca). With an English Translation by Sir James George Frazer, F.B.A., F.R.S. in 2 Volumes. Cambridge, Massachusetts; London: Harvard University Press; William Heinemann Ltd.  At the Perseus Project.
  2. ^ Isocrates. "1.8". Isocrates (Yunanca). With an English Translation in three volumes, by George Norlin, Ph.D., LL.D. Cambridge, Massachusetts; London: Harvard University Press; William Heinemann Ltd.  At the Perseus Project.
  3. ^ Öztürk, Özhan (20 Ocak 2018). "Herakles (Herkül) ve 12 Görevi". 9 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mart 2025.