Günümüz dünyasında Luria-Delbrück deneyi dünya çapında milyonlarca insanın dikkatini çeken bir konudur. Gündelik yaşamın farklı yönlerine yayılan etkisi ile Luria-Delbrück deneyi tartışmaların, tartışmaların ve düşüncelerin odak noktası haline geldi. Sağlıktan teknolojiye, siyasetten kültüre kadar her konu olsun, Luria-Delbrück deneyi farklı yaş, meslek ve kültürel kökenden insanlar arasında artan bir ilgi yaratmayı başardı. Bu makalede, Luria-Delbrück deneyi'i günümüzde güncel bir konu haline getiren farklı yönleri inceleyeceğiz ve bu konunun çevremizdeki dünyayı anlamamıza getirdiği çeşitli perspektifleri ve katkıları keşfedeceğiz.
Luria-Delbrück deneyi veya diğer adıyla dalgalanma testi, genetik değişinimlerin (mutasyonların) seçilim baskısı olmadan rastgele ortaya çıktığını gösterdi. Böylelikle genetik değişimlerin doğal seçilime bir tepki olarak oluşmadığı anlaşıldı.
Doğal seçilimin önceden var olan değişinimlere etki edişini 1943 yılında tasarladıklari bir deney ile göstermelerinin ardından Max Delbrück ve Salvador Luria adlı iki bilim insanı 1969 yılında Nobel Ödülünü paylaştılar.
Luria ve Delbrück aynı bakteri kültürünü seyrelterek iki ayrı deney tüpüne eşit sayıda ektiler. Bakteriler büyütüldükden sonra her deney tüpünden eşit sayıda bakteriyi içinde virüs bulunan ortamlara aktardılar. Eğer bakterilerin bağışıklığını sağlayan değişinimler ortamdaki virüse karşı tepki olarak tetiklenerek ortaya çıkıyorsa deney sonunda eşit sayılarda bakterinin hayatta kalması bekleniyordu. Oysa tam tersi gözlemlendi. Deneyin sonunda virüse dayanıklı bakteri sayısı her defasında çok farklı sayıdaydı.
Luria ve Delbrück değişinimlerin ortaya çıkışını en başta seyreltilerek büyütülen bakterilerde her yeni kuşakta hücre bölünmesi sırasında rastgele olarak ama belirli bir hızda gerçekleşmesi ile açıkladılar. Dahası, bu varsayım ile yola çıkarak bir olasılık dağılım hesaplaması yaptılar. Bugün Luria ve Delbrück Dağılımı olarak bilinen bu hesaplama deneysel olarak elde edilen değerlerle uyumluydu. Karşı varsayım olan değişinimlerin rastgele olmadığı, belli bir hedefi/yönelimi olduğu ve etkiye tepki olarak ortaya çıktığı görüşünü destekleyecek olan Poisson dağılım testi deney sonuçları ile büyük oranda uyumsuzdu.[1]
Doğal seçilim önceden var olan farklılıklar (değişinimler) üzerinden işler.
![]() | Biyoloji ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |