Bu yazıda toplumun çeşitli çevrelerinde büyük ilgi ve tartışma yaratan Karl Ziegler konusu ele alınacaktır. Karl Ziegler mevcut tartışmada bir referans noktası haline geldi ve çağdaş bağlamda önemi yadsınamaz. Ayrıntılı bir analiz yoluyla, tarihsel kökeninden bugünkü etkisine kadar Karl Ziegler'i çevreleyen farklı yönler araştırılacaktır. Çeşitli alanlardaki etkisinin yanı sıra toplumun farklı sektörleri üzerindeki etkileri de incelenecektir. Ayrıca, bu son derece alakalı konu hakkında bütünsel ve zenginleştirici bir vizyon sunmak amacıyla Karl Ziegler'e ilişkin farklı bakış açıları ve görüşler sunulacaktır.
Karl Waldemar Ziegler | |
---|---|
![]() Karl Ziegler | |
Doğum | 26 Kasım 1898 Helsa, Kassel yakınları, Almanya |
Ölüm | 12 Ağustos 1973 (74 yaşında) Mülheim, Almanya |
Milliyet | Alman |
Eğitim | Marburg Üniversitesi |
Ödüller | ![]() |
Kariyeri | |
Dalı | Organik kimya |
Çalıştığı kurumlar | Aachen Teknoloji Üniversitesi Max Planck Kömür Araştırma Enstitüsü |
Doktora danışmanı | Karl von Auwers |
Karl Waldemar Ziegler (d. 26 Kasım 1898, Helsa - ö. 12 Ağustos 1973, Mülheim), Alman kimyager. Polimerler üzerindeki geliştirici araştırmalarından ötürü, Giulio Natta ile birlikte, 1963 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Nobel Komitesi, Ziegler'i "organometalik bileşikler üzerindeki çalışmaları yeni polimerleşme tepkimelerini ortaya çıkardı ve çok kullanışlı yeni endüstriyel süreçlere zemin hazırladı" şeklinde değerlendirmişti.[1]
Ziegler doktora çalışmasını 1920'de Marburg Üniversitesi'nde tamamladı. Kısa süre sonra Marburg ve Frankfurt Üniversitelerinde ders vermeye başladı. İlerleyen yıllarda Heidelberg ve Halle üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı. 1943'ten 1969'a kadar, Mülheim an der Ruhr'daki Kaiser Wilhelm Kömür Araştırma Enstitüsü'nün (sonradan Max Planck Kömür Araştırma Enstitüsü) yöneticiliğini yaptı.
Ziegler'in kauçuk bileşimindeki lityuma ilişkin araştırmaları, organik kimyada Grignard ayıraçlarından daha tepkin ayıraçların üretilmesini sağladı. Halkalı karbon bileşikleri üzerindeki çalışmalarından ise bazı parfümlerde kullanılan misk kokusunun bileşiminden yararlanıldı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra çalışmalarını organoalüminyum bileşikleri üzerinde yoğunlaştırdı. 1953'te alüminyum atomuna bağlanabilecek karbon atomları zincirini uzatmaya çalışırken etileni 1-bütüne dönüştürdü. Bu buluşu günümüzde yaygın biçimde kullanılan plastik, yapay elyaf, yapay kauçuk gibi uzun zincirli hidrokarbon polimerlerin üretiminde yer alan katalizörlerin geliştirilmesine öncülük etti.