Bu makalede, Emek konusunu derinlemesine inceleyerek kökenlerini, gelişimini, etkisini ve gelecekteki olası beklentilerini analiz edeceğiz. Emek tarih boyunca toplumun, kültürün ve siyasetin çeşitli yönlerini etkileyerek ilgi ve tartışma konusu olmuştur. Sonraki bölümlerde, bu fenomeni oluşturan çeşitli yönlere ışık tutarak, anlamını, sonuçlarını ve mevcut bağlamdaki ilgisini araştıracağız. Ayrıca okuyucunun Emek hakkında daha geniş ve derin bir anlayışa sahip olmasını sağlayarak kapsamlı ve dengeli bir bakış açısı sunmak için farklı yaklaşımları ve görüşleri inceleyeceğiz.
Emek, İşgücü; mal veya hizmet üretimi sırasında ortaya konan insan kaynağıdır. Üretimi gerçekleştirenlerin fiziksel ve düşünsel katkılarıdır.[1]
Kavram, kol emekçilerinin verdiği hizmetlerin yanı sıra, başka birçok hizmet türünü de kapsar. Zahmet ve çabayla eşanlamlı olmayan emek kavramının fiziksel ve fizyolojik anlamda "yapılmış iş" terimiyle de uzak bir ilişkisi vardır. İnsanların fiziksel enerjilerini üretimde kullanmaları emeği oluşturan başlıca öğedir. Bunun yanı sıra, az veya çok oranda beceri ve kendini yönlendirme de emeğin öğeleri arasında sayılır. Emeğin ayırt edici özelliklerinden biri zamanı kullanmasıdır.
Somuta indirgendiğinde bu özellik, insan yaşamının bir bölümünün emek sürecine ayrıldığı anlamına gelir. Emeğin başka bir özelliği de, oyunun tersine, kendi başına bir amaç değil, insan gereksinimlerini karşılamaya yönelik oluşudur. Emek, yaratılan üründen; çağdaş ekonomik yaşam söz konusu olduğunda da ülke ekonomisinin toplam ürününden belirli bir pay almak için harcanır.