Deniz yatağı

Günümüz dünyasında Deniz yatağı farklı alanlarda ilgi ve tartışma konusu haline gelmiştir. Politikada, bilimde, kültürde veya genel olarak toplumda Deniz yatağı göz ardı edilemeyecek önemli bir ilgi kazanmıştır. Etkisi ve büyüklüğü, bu konunun önemini ve karmaşıklığını ortaya koyan çelişkili görüşlere ve farklı konumlara yol açmıştır. Bu makalede, bu olgunun genişliğini ve derinliğini anlamamıza olanak tanıyan panoramik bir görünüm sağlamak amacıyla, kökeninden güncel sonuçlarına kadar Deniz yatağı ile ilgili farklı yönleri inceleyeceğiz.

Deniz yatağı, deniz tabanı veya okyanus tabanı, okyanusun dibidir.

Yapısı

Okyanus tabanının sualtı topografyasını (batimetri) gösteren harita. Kara arazileri gibi, okyanus tabanında da sırtlar, vadiler, ovalar ve volkanlar bulunur.

Okyanusların çoğu, temel tektonik hareketlerden ve çeşitli kaynaklardan gelen tortulardan kaynaklanan ortak fiziksel olayların yarattığı ortak bir yapıya sahiptir. Okyanusların yapısı genellikle kıta sahanlığı ile başlar, kıta yamacına topoğrafik bir ova, deniz tabanının başlangıcı ve ana alanı ile devam eder. Kıtasal yamaç ve abisal düzlük arasındaki sınır genellikle daha kademeli bir inişe sahiptir ve kıtasal yükseliş adını alır.

Okyanusun ortasındaki sırt, adından da anlaşılacağı gibi, bütün okyanusların ortasında, kıtalar arasında dağlık bir yükseliştir. Genelde, bir yarık bu sırtın kenarı boyunca uzanır. Tektonik levha kenarları boyunca tipik olarak okyanus çukurlukları vardır.