Günümüz dünyasında Bilişim hukuku günlük yaşamın çeşitli yönlerinde hayati bir rol oynamaktadır. Teknoloji alanından siyasete, kültür ve toplum aracılığıyla Bilişim hukuku, sürekli fikir ve araştırma üreten ilgili ilgi konusu haline geldi. Bu makale, küresel ekonomideki öneminden bireysel karar alma üzerindeki etkisine kadar Bilişim hukuku ile ilgili farklı yönleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, Bilişim hukuku'in yaşamlarımız üzerindeki etkisinin yanı sıra geleceğe yönelik etkilerini de keşfedeceğiz.
Bilişim hukuku, sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır. İnternetin kullanımına ilişkin yasal çerçeveyi belirleyen internet hukukunu kapsamaktadır. Bu bağlamda; gizlilik ve ifade özgürlüğü gibi kavramlar da bilişim hukukunu ilgilendirir.
Bilişim hukukunun, "Bilgi Teknolojisi hukuku" ve "İnternet hukuku" başlıkları altında ikiye ayrılarak incelenmesi gerekir.[1] Bilgi Teknolojisi hukuku hem dijital hale getirilmiş bilginin hem de bilgisayar programlarının dağıtılması ile ilgili hükümleri düzenler. Bilgi güvenliğinin sağlanması ve elektronik ticaret konularında düzenlemeler içerir. Diğer taraftan İnternet hukuku, İnternet'in kullanılması ile ortaya çıkan hukuki meseleleri inceler. İnternet hukukunun hukukun birçok alanı ile etkileşim içerisinde bulunması gerekir. İnternet erişimi ve kullanımı, güvenlik, ifade özgürlüğü ve yargılama gibi hukukun diğer alanları ile ilişkilidir.
Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler Komisyonu ortak raporunda Bilişim suçları 6 ana bölümde incelenmiştir. Bunlar ;
Türkiye'de internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla, 23.05.2007 tarih ve 26530 sayılı Resmi Gazete'de, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243 ila 246. maddelerinde ise "Bilişim Alanında Suçlar" ve bu suçların işlenmesi halinde uygulanacak cezai yaptırımlar düzenlenmektedir.
Ayrıca Bilişim hukuku, dijital ortamda meydana gelen hukuki sorunları düzenlemek amacıyla ortaya çıkan bir hukuk dalıdır. Bu alan, internet üzerinden işlenen suçlar, kişisel veri ihlalleri, siber güvenlik, e-ticaret düzenlemeleri ve dijital sözleşmeler gibi birçok farklı konuyu kapsamaktadır. Türkiye'de bilişim hukuku, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gibi özel düzenlemelerin yanı sıra Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 243 ila 246. maddelerinde yer alan bilişim suçlarına ilişkin hükümlerle de şekillenmiştir. Özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık, izinsiz erişim ve veri manipülasyonu gibi eylemler, bilişim suçları kapsamında değerlendirilmektedir. Bilişim hukukunun temel amacı, dijital ortamdaki hak ihlallerini önlemek ve hukuki düzeni sağlamaktır.[2]