Çağdaş dünyada, Viyana Beyannamesi ve Eylem Programı toplumun çeşitli yönlerini etkileyen alışılmadık bir önem kazanmıştır. Viyana Beyannamesi ve Eylem Programı ortaya çıkışından bu yana kültürden ekonomiye kadar farklı alanlarda tartışmalara, ihtilaflara ve önemli değişikliklere yol açtı. Etkisi küresel olarak yayıldı ve uzmanların, araştırmacıların ve kamuoyunun dikkatini çekti. Bu makalede, Viyana Beyannamesi ve Eylem Programı'in günümüz toplumu üzerindeki etkisini araştıracağız, sonuçlarını analiz edeceğiz ve modern dünyadaki rolü üzerine düşüneceğiz.
Viyana Beyannamesi ve Eylem Programı ya da VDPA, Avusturya'nın Viyana kentinde 25 Haziran 1993 tarihinde Dünya İnsan Hakları Konferansı'nda oybirliği ile kabul edilen bir insan hakları bildirgesidir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği pozisyonu bu beyanname ile tavsiye edilmiş ve ardından 48/121 sayılı Birleşmiş Milletler Genel Kurul Kararı ile oluşturulmuştur.[1][2]
Viyana'da gerçekleştirilen Dünya İnsan Hakları Konferansı, soğuk savaş sonrası İnsan Hakları üzerine gerçekleştirilmiş olan ilk konferanstır. Daha önceki konferans Tahran'da 1968 yılında gerçekleştirilmişti.[3] Bu konferansta Viyana Beyannamesi ve Eylem Programı bildirgesi yayınlanmıştır. Bu bildirgenin önsözünde, insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasının uluslararası toplumun öncelik verdiği bir konu olduğu tekrar vurgulanmıştır. Bu alandaki mevcut uluslararası mekanizmalar tekrar gözden geçirilmiştir.
VDPA, insan haklarını evrensel bir standart olarak yeniden onaylamayı amaçlamaktadır. Giriş bölümünde şu ifade yer almaktadır: "Tüm halklar ve tüm uluslar için ortak bir başarı standardı oluşturan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ilham kaynağıdır."[4]
"VDPA, Hükümetleri, Birleşmiş Milletleri ve diğer uluslararası kuruluşları, öğretim ve eğitim, halkın katılımı ve sivil toplum yoluyla insan hakları bilincini güçlendirmek için insan hakları programına ayrılan kaynakları artırmaya davet etmektedir."
Beş bölümden oluşan bu bildirge 100'den fazla madde içermektedir. Birçok İnsan hakları ve temel özgürlük konularını kapsayarak, devletlere ve bu alanda çalışan kuruluşlara tavsiyelerde bulunmaktadır.[5]
Beyannamenin ana başlıkları şunlardır: