Bir sonraki yazımızda uzun yıllardır ilgi ve tartışma konusu olan Hesaplanabilirlik teorisi konusuna değineceğiz. Hesaplanabilirlik teorisi pek çok konuyu kapsayan ve araştırmaya değer farklı boyutları olan bir konudur. Hesaplanabilirlik teorisi, ortaya çıkışından günümüz toplumu üzerindeki etkisine kadar çeşitli disiplinlerden uzmanların inceleme ve analizlerine konu olmuştur. Bu makalede, bu çok alakalı konuya geniş ve eksiksiz bir vizyon sunmak amacıyla Hesaplanabilirlik teorisi'i çeşitli perspektiflerden ele almaya çalışacağız. Bu analizin Hesaplanabilirlik teorisi hakkındaki bilgilerin zenginleştirilmesine katkıda bulunacağını ve gelecekteki araştırmalar ve düşünceler için bir başlangıç noktası olarak hizmet edeceğini umuyoruz.
Teorik bilişim biliminde ve matematikte hesaplanabilirlik teorisi (İng. İngilizce: computability theory), belirli bir hesap modeline ait soruların uygun bir komut silsilesi ile ne kadar verimli bir şekilde çözülebileceğiyle ilgilenen daldır. Alan, üç yan ana dala ayrılmaktatır. Otomat teorisi ve dil, hesaplanabilirlik kuramı ve hesapsal karmaşıklık kuramı ki bunlar şu soru ile birbirine bağlanır:'Bilgisayarların temel kabiliyetleri ve sınırlamaları nelerdir?'[1]
Bilgisayar bilimi insanları, hesaplamayı titiz bir şekilde çalışabilmek için hesaplama modeli diye bir kavram ortaya çıkarmışlardır. Bu model bilgisayarların matematiksel olarak soyutlandırılmasıyla ilgilidir. Birçok farklı model mevcuttur, fakat en çok irdelenmiş olan model Turing makinesi'dir. Bilgisayar bilimi insanları bu soyut nesneyi incelemektedirler, çünkü basit bir şekilde formüle edilmesi mümkündür. Ayrıca araştırılması kolaydır. Birçok sonucu kanıtlamakta da kullanılmaktadır. Bunların nedeni, bu nesnenin, birçok söz sahibinin deyişiyle 'en uygun' hesaplama modeli olmasıdır. (bakınız: Church-Turing tezi)
central areas of the theory of computation: automata, computability, and complexity. (Page 1)