Giovanni Pierluigi da Palestrina yıllar boyunca pek çok kişinin dikkatini çeken bir konudur. Önemli olay ve olgularla zengin bir geçmişe sahip olan Giovanni Pierluigi da Palestrina, toplumda silinmez bir iz bırakmış ve sayısız yansıma ve tartışmaya yol açmıştır. Giovanni Pierluigi da Palestrina, kökeninden bugünkü önemine kadar hem uzmanlar hem de hayranlar tarafından inceleme, analiz ve hayranlık konusu olmuştur. Bu yazıda Giovanni Pierluigi da Palestrina'in çeşitli yönlerini, farklı alanlardaki etkilerini ve insanların günlük yaşamları üzerindeki etkisini ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Giovanni Pierluigi da Palestrina (yak. 1525 – 2 Şubat 1594) İtalyan Rönesans dönemi kutsal müzik bestecisi ve müzikal kompozisyon konusunda Roma Ekolü'nün 16. yüzyıldaki önde gelen temsilcilerinden biridir.[1] Kilise müziğinde ve seküler müzikte, özellikle kontrpuanın gelişiminde önemli rol oynamış, etkisi uzun süre sürmüştür. Eserleri Rönesans polifonik müziğinin zirvesi olarak değerlendirilmiştir.[1]
Palestrina arkasında yüzlerce beste bırakmıştır. Bunların içinde 105 ayin müziği, 68 offertori, en az 140 madrigal ve 300'den fazla motet bulunur. Bunlara ek olarak, en az 72 ilahisi ve birçok dini ağıtı vardır.[1] Palestrina'nın Magnificat Tertii Toni'sinden (1591) Gloria melodisi günümüzde yaygın olarak diriliş ilahisi Victory'de kullanılır.[2]
Madrigallar konusundaki tutumu muammalıdır. Canticum canticorum (Şarkıların şarkısı) motetler koleksiyonunun (1584) önsözünde dini olmayan metinler kullanmaya karşı olduğunu belirtse de iki yıl sonra seküler madrigallerinin II. Kitap'ını yayınlamıştır.[1] İlki 1555 ikincisi 1586 yıllarında olmak üzere, yalnızca iki dini olmayan madrigal yayınlamıştır.[1] Diğer iki koleksiyonu ise, reform karşıtları tarafından sevilen ruhani madrigaller olmuştur.[1]
Palestrina'nın ayin müzikleri bestecilik tarzının nasıl geliştiğini gösterir.[1] Missa sine nomine parçası, özellikle Johann Sebastian Bach'ın ilgisini çekmiştir. Bach, Mass in B minor'ü yazarken bunun üzerinde çalışmıştır.[3] Palestrina'nın ayinlerinin çoğu 1554 ve 1601 arasında yayınlanan on üç ciltte yer almıştır. Son yedi cilt, ölümünden sonra yayınlanmıştır.[1][4]